T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Fatih Devlet Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI
Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Fatih Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Uzm. Dr. Canan KOÇ ŞENGÜL

Güncelleme Tarihi: 26/02/2020

canann.pngUzm. Dr. Canan KOÇ ŞENGÜL

drcanansengul@gmail.com

Uçak yolculuğu mevcut hastalıklarınızı nasıl etkiler?

11.10.2019

 

Gerçekleştirecek olduğunuz bir uçuşta  kaç metre yükseklikte uçtuğunuzu ve bu yükseklik durumunda kabin içindeki  basınç düzeyinin nasıl ayarlandığını  uçak içindeki  havalanma sisteminin nasıl olduğunu  ve bütün bu durumların mevcut herhangi bir hastalığınıza nasıl etki ettiğini hiç düşündünüz mü? Ticari uçuşlar genelde  25-45 bin  feet arası ( ki bu 7 bin-14 bin metre yüksekliğe tekabül  eder ) bir yükseklikte uçarlar. Uçaklar yüksek  uçuşu tercih ederler .Yüksek uçuşların  avantajı  basıncın düşük  olması  ve sürtünmenin  az olması sayesinde yakıtın az olmasıdır. Ancak uçakların  kabin içi basınçları 2400 metre yüksekliğe göre ayarlanmıştır. Dolayısıyla bu yükseklikte, maddelerin  üzerindeki  basınç etkisi deniz seviyesindeki etkiler ile aynı değildir. 2400 metre ve üzeri yüksekliklerde gazların hacmi  %25-35 arası artar. Örneğin  deniz seviyesinde  1 litrelik bir gaz hacmi  3000 metreye çıkıldığında  1.5 litre olacaktır ve daha yükseğe çıkıldıkça  bu gaz hacmi dahada artacaktır. İşte bu durum  vücut boşluklarındaki  hava/ gazların da   genişlemesine sebep olur ve kulaklarda dolgunluk ,ağrı , karında gerginlik, gaz  gibi şikayetlerin ortaya çıkması  bu sebepdendir. 

 

UÇAK KABİNLERİNİN HAVALANMA SİSTEMİ

Kabin içindeki hava çok az miktarda dışardan hava ile karıştırılır ve  sürekli bir sirkülasyon dahilinde filtre edilerek  kabin içine geri verilir. Kişi başına düşen  hava hacmi  normal bir ofis ortamındaki hava hacminin onda biri kadardır. Dış ortamdan alınan az miktardaki  hava filtre edilmeden kabine alınır. Yani  havaalanındaki  gaz toz ve diğer dış ortam kirliliği kabin içindeki havaya karışmış olur. Uçaktaki havalandırma sistemi her kişinin çevresinde çember  çizecek şekilde olur. Bu durum , kişinin   neredeyse kendi soluduğu havayı tekrar tekrar  solumasına  sebep olsada  kabin içinde  sürekli aynı havanın sirküle olması  bakteri virüs ve kimyasalların sürekli ortama salınmasına yol açar. İşte bütün bu anlattığım  durum  bulaştırıcı karakterde hastalığı olanların hastalığını diğer yolculara bulaştırmasına sebep olur. 

 

KABİN İÇİ  ISI  VE NEM ORANI

Uçak içinde terleme , koku ve yüksek rakıma bağlı sık idrara çıkma sonucu   vücudun su kaybetmesinin önlenmesi için  kabin  ısısı düşük tutulur. Aynı zamanda kabin içi nem oranı da düşüktür. Buna bağlı olarak gözlerde , ağızda ciltte  kuruluk olabilir. Yapay lens takanlar bu kuruluktan dolayı  sürtünme hisseder ve  rahatsızlık duyarlar. Bu kişilerin  yapay göz yaşı  kullanması ve bol su içmesi gerekir.

 

KABİN İÇİNDEKİ OKSİJEN SEVİYESİ

Kabin içindeki oksijen seviyesi deniz seviyesindeki oksijenin üçte ikisi kadardır. Bu demek oluyor ki  sağlıklı bir kişide bile oksijen seviyesi  hafif derecede düşer. Bu duruma ek olarak uyku hali, kişinin sakinleştirici alması ,aşırı kilo, kalp hastalığı ve kafa içi herhangi bir hastalığının  olması  oksijen  seviyesini  bir miktar daha düşürecektir. Oksijen ihtiyacı doğuran  hastalığa sahip kişilerde, uçak yolculuğu yaparken  dikkatli olunmalı gerekirse   uçuşuna izin verilmemelidir.